Türkiye’nin elektrikli ve otonom ulaşım alanındaki önemli oyuncularından Karsan, otonom toplu taşıma teknolojilerinde dikkat çeken bir başarıya daha imza attı. Şirketin geliştirdiği Karsan Otonom e-ATAK, Fransa’nın başkenti Paris’te gerçek trafik koşullarında test edilerek resmi onay almayı başardı.
Bu gelişme, sadece bir test sürecinin tamamlanması değil; aynı zamanda Avrupa gibi regülasyonların son derece sıkı olduğu bir pazarda otonom sürüş teknolojisinin sahada kabul görmesi açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Proje kapsamında araç, Karsan’ın teknoloji partneri ADASTEC ile birlikte geliştirildi ve RATP Group iş birliğiyle sahaya çıkarıldı. Testler, Paris’in aktif kullanılan toplu taşıma hatlarından biri olan 393 numaralı hatta gerçekleştirildi.
Yaklaşık 6 ay süren bu süreçte araç, her gün ortalama 5 saat boyunca trafikte yer aldı ve toplamda 3.000 kilometre civarında otonom sürüş gerçekleştirdi. En dikkat çekici veri ise sistemin %98 oranında otonom sürüş sağlaması oldu. Bu oran, teknolojinin sadece teoride değil, gerçek şehir koşullarında da oldukça stabil çalıştığını gösteriyor.
Testler yalnızca kapalı alanlarla sınırlı kalmadı. Süreç hem özel test pistlerinde hem de doğrudan şehir içi trafikte yürütüldü. Yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda proje, Fransa Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı DGEC tarafından onaylandı.
Bu onayla birlikte Otonom e-ATAK, açık trafikte otonom şekilde hizmet verebilmek için “operasyonel onay” statüsüne ulaşmış oldu. Bu durum, projeyi Avrupa’da gerçek trafik ortamında resmi izin alan sayılı otonom ulaşım uygulamalarından biri haline getiriyor.
Okan Baş, elde edilen bu başarının sadece teknik bir kazanım olmadığını özellikle vurguluyor:
Ali Peker ise projenin teknik tarafına dikkat çekiyor:
Karsan’ın gelecek planları da oldukça iddialı. Şirketin hedefi, otonom sistemlerde bir sonraki aşamaya geçmek. Okan Baş bu konuyla ilgili şu ifadeleri kullanıyor:
Bu gelişme, sadece Karsan için değil Türkiye’nin teknoloji ihracatı açısından da önemli bir referans noktası. Özellikle Avrupa gibi zorlu bir pazarda alınan bu onay, otonom toplu taşıma sistemlerinin artık test aşamasından çıkıp gerçek hayatta uygulanabilir hale geldiğini açıkça gösteriyor.
Kısacası:
Otonom sürüş artık “gelecek teknolojisi” değil, sahada aktif olarak kullanılan bir çözüm haline gelmiş durumda. Karsan da bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.
Bu gelişme, sadece bir test sürecinin tamamlanması değil; aynı zamanda Avrupa gibi regülasyonların son derece sıkı olduğu bir pazarda otonom sürüş teknolojisinin sahada kabul görmesi açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Paris’in Yoğun Hattında Gerçek Sürüş Deneyimi
Proje kapsamında araç, Karsan’ın teknoloji partneri ADASTEC ile birlikte geliştirildi ve RATP Group iş birliğiyle sahaya çıkarıldı. Testler, Paris’in aktif kullanılan toplu taşıma hatlarından biri olan 393 numaralı hatta gerçekleştirildi.
Yaklaşık 6 ay süren bu süreçte araç, her gün ortalama 5 saat boyunca trafikte yer aldı ve toplamda 3.000 kilometre civarında otonom sürüş gerçekleştirdi. En dikkat çekici veri ise sistemin %98 oranında otonom sürüş sağlaması oldu. Bu oran, teknolojinin sadece teoride değil, gerçek şehir koşullarında da oldukça stabil çalıştığını gösteriyor.
Fransa’dan Resmi Operasyon Onayı
Testler yalnızca kapalı alanlarla sınırlı kalmadı. Süreç hem özel test pistlerinde hem de doğrudan şehir içi trafikte yürütüldü. Yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda proje, Fransa Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı DGEC tarafından onaylandı.
Bu onayla birlikte Otonom e-ATAK, açık trafikte otonom şekilde hizmet verebilmek için “operasyonel onay” statüsüne ulaşmış oldu. Bu durum, projeyi Avrupa’da gerçek trafik ortamında resmi izin alan sayılı otonom ulaşım uygulamalarından biri haline getiriyor.
Karsan CEO’su Okan Baş Ne Dedi?
Okan Baş, elde edilen bu başarının sadece teknik bir kazanım olmadığını özellikle vurguluyor:
“Fransa gibi regülasyonların son derece titiz ve seçici olduğu bir pazarda, Otonom e-ATAK ile elde ettiğimiz bu operasyonel onay, yalnızca bir proje başarısı değil; Karsan’ın otonom mobilite alanındaki teknolojik yetkinliğinin ve global vizyonunun güçlü bir teyididir. Gerçek trafik koşullarında elde ettiğimiz yüksek performans, Seviye-4 otonom sürüş teknolojilerinin artık geleceğin değil, bugünün çözümü olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu başarıyla birlikte Karsan olarak, otonom toplu ulaşımın dünya genelinde yaygınlaşmasında öncü rol üstlenmeye ve şehirlerin mobilite dönüşümüne yön vermeye kararlılıkla devam edeceğiz”
ADASTEC Cephesinden Değerlendirme
Ali Peker ise projenin teknik tarafına dikkat çekiyor:
“Karsan ve RATP ile birlikte, Seviye-4 otonom sürüşün toplu taşıma için kanıtlanmış ve ölçeklenebilir bir teknoloji olduğunu gösterdik. Yüksek kapasiteli BRT hatları da dahil olmak üzere dünyanın en karmaşık metropol ortamlarından birinde başarıyla faaliyet göstermemiz, çeşitli gerçek dünya koşullarında otonom mobiliteyi hayata geçirme ve ölçeklendirme konusundaki yetkinliğimizi ortaya koymaktadır.”
2026 Hedefi: Sürücüsüz Tam Otonom Operasyon
Karsan’ın gelecek planları da oldukça iddialı. Şirketin hedefi, otonom sistemlerde bir sonraki aşamaya geçmek. Okan Baş bu konuyla ilgili şu ifadeleri kullanıyor:
“Proje ile Karsan, yalnızca teknolojik yetkinliğini değil, aynı zamanda farklı şehir dinamiklerine, yüksek yoğunluklu ulaşım senaryolarına ve gelişmiş altyapı entegrasyonlarına hızlı adaptasyon kabiliyetini de ortaya koymuş oldu. Paris gibi global ölçekte referans kabul edilen bir şehirde elde edilen bu başarı, markamızın uluslararası pazardaki konumunu güçlendirirken yeni iş birliklerinin önünü açacak stratejik bir adım oldu. RATP ile gerçekleştirdiğimiz bu proje, Karsan Otonom e-ATAK’ın gerçek operasyon koşullarında kanıtlanmış performansını ortaya koyarken, aynı zamanda gelişmiş otonom sürüş yazılımı ve araç entegrasyonunun birlikte çalıştığı tam entegre bir Seviye-4 mobilite çözümünün sahadaki başarısını da göstermiş oldu. Karsan’ın Avrupa’daki otonom mobilite dönüşümüne liderlik etme vizyonunu somut şekilde destekleyen bu proje, gelecekteki şehir içi otonom ulaşım projeleri için güçlü bir benchmark oluşturan önemli bir kilometre taşı haline geldi. Bu proje ile elde ettiğimiz operasyonel deneyim ve teknik doğrulamalar, markamızın otonom mobilite yol haritasındaki bir sonraki adım için de güçlü bir zemin oluşturdu. Karsan olarak 2026 yılı içerisinde güvenlik sürücüsünü tamamen sistem dışına alındığı tam otonom operasyon modeliyle Norveç’in Stavanger şehrinde yeni bir projeyi hayata geçirmeyi hedefliyoruz.”
Bu gelişme, sadece Karsan için değil Türkiye’nin teknoloji ihracatı açısından da önemli bir referans noktası. Özellikle Avrupa gibi zorlu bir pazarda alınan bu onay, otonom toplu taşıma sistemlerinin artık test aşamasından çıkıp gerçek hayatta uygulanabilir hale geldiğini açıkça gösteriyor.
Kısacası:
Otonom sürüş artık “gelecek teknolojisi” değil, sahada aktif olarak kullanılan bir çözüm haline gelmiş durumda. Karsan da bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.